BALIKESİR ORGAN BAĞIŞINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ

 Tarih: 09-11-2017 10:11:35

Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi Başhekimi Doktor Ozan Gökuç, milyon nüfus başına düşen organ bağışına göre Balıkesir’in Türkiye’de ilk sırada yer aldığını açıkladı. 

Türkiye’de organ bekleyenlerin sayısı her geçen gün artarken, nakil yapılmadığı için ise binlerce kişi hayatını kaybediyor. Organ bağışı konusunda verilen eğitimler yanı sıra Balıkesir Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü’nün beyin ölümü gerçekleşen aileleri ikna etme sayılarının artmasıyla Balıkesir ili milyon nüfus başına düşen organ bağışında Türkiye birincisi oldu. Başarının ardında ise iyi bir ekip yatıyor.

Türkiye’de halen acil bekleme listelerinde 21 bin 535 kişi böbrek, 2 bin 101 kişi karaciğer ve 897 hasta kalp nakli için sıra bekliyor.

Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi Başhekimi (Anestezi Yoğun Bakım Uzmanı) Doktor Ozan Gökuç, “Nakil bekleyen insanlara organ ulaştırabilmemiz için ya canlıdan canlıya ki ülkemizde çok fazla tercih edilmiyor ya da beyin ölümü gerçekleşmiş insanlardan organlarını almamız gerekiyor. Ama bu insanları ikna edebilmemiz için bazı basamakları aşmak lazım. İşin zor kısmına gelindiğinde ise yoğun bakım ünitemize gelen ve ekiplerimiz tarafından karar verilen beyin ölümü gerçekleşmiş hastamızın ailesinin ikna edilmesi ve bu organların dağıtımı aşaması oluyor.

BALIKESİR ORGAN BAĞIŞINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ

Balıkesir ili olarak milyon başına düşen donör sayısında hem Türkiye birincisiyiz hem de birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık. Bu başarıyı elde etmemizdeki en büyük faktör Organ Bağış Koordinatörlüğü ekibimizdir. Mutlaka radyoloğundan uzmanına nöroloğundan kardiyoloğuna kadar herkesin emeği var. Bir anestezi doktorumuz ve bir organ bağış koordinatörümüz geceleri gündüzleri olmadan hem yoğun bakımda yatan hastaları takip ederek beyin ölümüyle ilgili olması halinde diğer doktorlarla koordinasyonu sağlıyor. Aynı zamanda eğitimler veriyor. Aynı zamanda organ bağışı olduktan sonra da merkezden de irtibatı sağlayarak organların transferini sağlıyorlar.

Hastanemizde bir hastanın beyin ölümünün gerçekleştiğine karar vermek bir kişi değil bir ekibin kararı sonucu belirleniyor. Bu ekipte bir anestezi doktoru, nörolog ve beyin cerrahı bulunmaktadır. Doktorlarımız çeşitli testler ve tahliller yaptıktan sonra beyin ölümü teşhisini koymakta daha sonra organların dağıtım süreci başlamaktadır. Biz Balıkesir İli olarak Organ Bağış Merkezi olmadığımız için mecburen organları başka illere göndermekteyiz. Bu organizasyonları bizim organ bağış koordinatörlerimiz yapmakta, her yere kan numuneleri gönderilmekte, listelere bakılmakta ve sağlık bakanlığımızın araçlarıyla bu organlar çeşitli illere dağıtılmaktadır” dedi.

TOPLUMA BİTKİSEL HAYAT İLE BEYİN

ÖLÜMÜNÜ İYİ ANLATMAK GEREKİYOR

 

Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi, anesteziyoloji ve ranimasyon uzmanı olan, aynı zamanda hastanenin organ ve doku nakil koordinatörlerinden bir olan Abdullah Ömer Atsal ise bu yıl bugüne kadar 13 donör (organ bağışı) sayısı ulaştıklarını söyledi. Atsal, “2015 yılında 12 tane beyin ölümü tespiti yaptık ve bunlardan 3 tanesini donör olarak alabildik. 2016 da beyin ölümü sayımız 14’e çıkarak donör sayımızda 7’ye yükseldi. 2017 yılı başından günümüze kadar ise 23 beyin ölümü tespitimiz var ve bunlardan 11 tanesini donör olarak aldık ve organ bekleyen hastalara şifa olarak gönderdik.

Şu ana kadar 2017 yılına yaptığımız beyin ölümleri tespitleri ve bunlar sonucunda aldığımız organ bağışlarında milyon nüfus başına yakaladığımız oranla organ bağışı sayısında Türkiye birincisi olduk.  Bu oranı Avrupa ülkelerine kıyasladığımız zaman Balıkesir ili genelinde Avrupa birliği ortalamasının üzerine çıktık. Tabi bu durum kolay gerçekleşmiyor. Halkımıza bazı kavramları çok net olarak ifade etmemiz gerekiyor. Bu konuda en önemli kavram ise beyin ölümü kavramı. Toplumumuzda beyin ölümü ile bitkisel hayat ayrımı çok yapılamamakta. Dolayısıyla bizim bununla ilgili net bilgiler ifade etmemiz gerekiyor ve onlara bunun eğitimini vermemiz gerekiyor”

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR

Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Fuat Çöken, ise Balıkesir’in organ bağışındaki başarısını ve beyin ölünü gerçekleşen bir hasta ve ailesiyle nasıl iletişime geçtiklerini ise şu şekilde anlattı: “Koordinatörlerin görevi beyin ölümü gerçekleştikten sonra başlıyor. Beyin ölümü gerçekleşen vakaların tespiti tamamlandıktan sonra bizler organ nakil koordinatörleri olarak aile görüşmesi kısmına geçiyoruz. Aslında bu olayın tek bir kahramanı var; bağış yapan aileler. Bizler sadece doğru bilgiyi aktarmakta mükellef olan kişileriz. Aile görüşmelerinde yasa olarak organı alınması istenen kişinin varsa birinci dereceden eşiyle görüşmemiz gerekiyor. Ama biz genelde bütün aile yakınlarıyla görüşüyoruz.  Çünkü ortak bir karar her daim daha etkili oluyor. O anda aileden kim varsa görüşmeye çalışıyoruz. Onlara doğru bilgiyi aktarıyoruz. Yaptığımız aslında ikna çabası yerine doğru bilgilendirmek. Ailelerin akıllarında soru işareti kalmamasına çalışıyoruz. Bu süreçte takıldığımız konularda bizde dışarıdan yardım alıyoruz. Yönetimsel konularda yönetimimizden yardım alıyoruz. Balıkesir organ bağışı konusunda çok ivmelendi.

İlk yıllarımızdaki rakamların çok üzerindeyiz. Burada Balıkesir halkının bilinçlenmesi en önemli etken oldu. Kurulduğumuzdan bu zamana kadar ortalama 12 bin insana eğitim verdik. Organ bağışı haftasında da 5 bin kişiye yönelik bir eğitim vermeyi planlıyoruz. İnsanlar beyin ölümünün ne olduğunu anlama başladığı zaman yani bitkisel hayatla beyin ölümü arasındaki farkı anladığı zaman bu iş daha da yukarılara çıkacaktır. Burada aile kendi acılarını unutup başka insanlara hayat vermeye çalışıyorlar. bu işin kahramanı onlar. Bizler bu konuda bilgilendirmeyle mükellefiz. Yıllara baktığımız zaman organ bekleyen kişi sayısının düşmediğini görüyoruz. Yapılan bunca nâkile rağmen, bekleyen kişi sayıları düşmüyor. Çünkü yerine yenileri geliyor. Yeni hastalar eklendikçe bağış sayıları yeterli olmadığı müddetçe bu listeler erimeyecek. Bu nedenle bağış sayısını artırmamız lazım.

Şu anda 20 bin civarı acil böbrek bekleyen hastalarımız var. Toplamda 60 bin diyaliz hastamız var. 2 bin 500 civarı karaciğer bekleyen hastalarımız var. Karaciğer bekleyen hastalarımızın diyaliz gibi bir şansı yok. Ya gerekli organ bağışını yapacağız ya da hastayı kaybedeceğiz.  Bin civarı kalp bekleyen hastamız var. Bu listeleri eritebilmemiz için daha fazla bilinçlenmemiz lazım. Daha fazla bağışa yönelmemiz lazım. Kişiler sağlığında organ bağış kartı alırsa bizler aile görüşmesi yaptığımızda her hangi bir sorun yaşamıyoruz. En son gerçekleştirdiğimiz organ naklimizde bir hanımefendi sağlığında organlarını bağışladığı için babası aile görüşmesinde, ‘’Kızım zaten sağlığında organlarını bağışlamak istiyordu. Bize söyleyecek bir şey düşmez’’ dedi. Bu durum aslında üzerinizden organ bağışı kartı çıktığında organlarınızın alındığı anlamına gelmiyor.  Bu aldığınız organ bağış kartları sadece geride kalanlara kişisel bir vasiyet hüviyetinde. Yasal olarak bir yaptırımı yok.  Bağış kartınız olsa dahi biz aile ile görüşmek zorundayız. Kartınızın olması aileyle görüşmede sadece ailenin karar verme yükünü azaltıyor. Bağış kartı almasanız bile bu konudaki fikrinizi ailenizle paylaşmanız onlar açısından önemli oluyor.

ORGAN BAĞIŞI YAPAN AİLENİN ORGANA İHTİYACI

OLURSA LİSTEDE ÜST SIRALARA ÇIKIYOR

Olası bir durumda her hangi bir yakınınızın beyin ölümü gerçekleşti ve biz sizinle organ bağışı hakkında görüştük. Sizlerde organ bağışını kabul ettiniz. İlerleyen süreçlerde sizin,  ailenizin veya birinci derece yakınlarınızın organ bağışı ihtiyacı olursa; mesela karaciğer nakli gerekti ama 300’üncü sıradasınız. Böyle bir durumda sizin ailenizden birinin organlarını bağışladığınız için devlet sizi üst sıraya taşıyor. Bu uygulama organ bağışını teşvik etmek adına güzel bir uygulama. Zamanında sen hayat kurtardın, benimde senin hayatını kurtarmam gerekiyor şeklinde bir uygulama.

 

  Kaynak: İHA
ANAHTAR KELİMELER
  Hava Durumu HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI